İletişim

Dünya Gerçekleri

Kökü dışarıda kabilesinin hikâyesi

Ekleme Tarihi:

-


Bir zamanlar Müslüman bir ülkede Köküdışarda kabilesine mensup hâkim bir gurup, böbürlenip ülkede her şeyi yapabileceklerini, insanları birbirine kırdırarak saltanatlarını devam edeceklerini sanırlardı.

İmanlı insanları görünce öfkeden yüzleri kızarır, onları gözleriyle yok etmeye çalışırlardı.

Ne ki bir zaman geldi imanlı insanlar okumaya, iş sahibi olmaya, gayretleriyle öne çıkmaya başladılar. Böylece birçoğu kendilerini pençesine alan cahillik ve fakirlikten kurtuldular. Birbirleriyle kavga etmeden, aralarındaki tefrikaya son vermeye kalktılar.

İşte o andan itibaren fitneciler, saltanatlarının ellerinden gitme endişesiyle telaşlandılar ve harekete geçtiler. İmanlı insanların arasına fitne sokmaya, onları birbirine düşürmeye, onların öne çıkanlarını da toplumun gözünden düşürmek için şaibeli göstermeye çalıştılar.

Hayali hırsızlıklar icat ederek onları hırsız gibi göstermeye, onların bir kısmını yok etme senaryoları yazmaya, hatta bu senaryoları devreye sokmaya başladılar. Şeytani bir planla, imanlı kimi insanları halka din düşmanı gibi göstermeye;

‘'…bu gidişle onun, sizin dininizi değiştireceğinden veya ülkede anarşi çıkaracağından endişe ediyorum.” (Mümin,26)

diyerek onları halkın gözünden düşürmeye çalıştılar. Böylece, masum insanları sokaklara dökerek imanlı insanlara saldırtmaya, ahali arasında fitne çıkarmaya, bir kenara çekilerek kıs kıs gülmeye başladılar.

Zulme uğrayan ve duadan başka silahı olmayan masum imanlı insanlar; “Ben, âhirete, hesap gününe inanmayan her kibirli ve zorbadan benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a sığınırım.”(Mümin,27) diye niyazda bulundular ve sabrettiler.

‘‘Ne zaman onlara: “Yeryüzüne fesat saçmayın!” denilse “Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok!” (Bakara,11) dediler, ancak gizli gizli halkın arasına fitne tohumları ekmekten de geri durmadılar.

Onlara Allah'ın ayetlerinden ve Peygamberin sözlerinden bahsedildiğinde;

‘' … ki onların ileri gelen, varlıklı ve şımarık olanları: “Biz sizinle gönderilen şeyleri reddediyoruz, bunu böyle bilesiniz!” (Sebe,34) dediler.

Zulme uğrayanlar köküdışarda kabilesinin kimi üyelerinin tehditleri, takipler etmeleri ve desiseleri karşısında korkuya kapıldılar. Tehdit algısıyla feryat etmeye, zulmedenlerin planlarını yüksek sesle dillendirmeye başladılar.

Planları deşifre olan Köküdışarda kabilesinin üyeleri; gerçek yüzlerinin görünmesinden telaş edip mazlumlara daha açıktan saldırmaya, onların aydınlık çehrelerini karanlık göstermeye, onları gizli planların adamlarıymış gibi göstermeye çalıştılar.

Hatta halkın bir kısmını buna inandırdılar. Bu fitne karşısında, zulme uğrayanların duadan başka silahı, Rahman Allah'tan başka sahipleri yoktu.

Duaya durdular. Fitnecinin fitnesinden, zulmünden, desiselerinden Rahman-ı Rahim'e sığındılar. Köküdışarda kabilesinin kimi kudretli üyelerini, Hakkın Sahibi'ne şikâyet ettiler.

Oradan bir ses yankılandı:

‘‘Mekke'de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hîleler çevirsinler.
Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.''(Enam,123)
‘‘İşte Allah, her kibirli ve zorbanın kalbini böylece mühürler.'' (Mümin,35)

Köküdışarda kabilesinin kendini kudretli sanan üyeleri, kendilerini ülkenin mutlak hâkimi olarak görüyorlardı. Allah Teala ise; ‘‘ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek…'' (Kasas,5) istiyordu.

Bir gün Allah inananlara güç verdi ve bütün bu hakikatler kibirlenenlere hatırlatıldı. Küçük gördükleri insanların kendilerine bu derece cüretle hakikati hatırlatmasını hazmedemediler.

İçlerinden en kudretli baron; ‘‘… düşündü, ölçtü, biçti… Kahrolası, nasıl da ölçtü biçti! Sonra baktı. Derken suratını astı, kaşlarını çattı… Sonra da sırtını döndü, kibrinden kabardı, arkasına bakmadan çekip gitti! (Müdessir 18,19,21,22,23)

İşte böyle; ‘‘Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı…'' (tekasür 1) onları. Böylece şımardılar ve Barış Peygamberi olan, ‘‘Rab'lerinin elçisine isyan ettiler''(Hakka,10)

Mazlumlar yine de haşir risaleleri yazarak onları düştükleri kibir bataklığından kurtarmaya çalıştılar. Dünyanın ölümlü sonunun kıyamet olduğunu hatırlattılar. ‘‘İşte o gün olan olur, kıyamet o gün kopar!'' (Hakka, 15) diyerek insanın kendi ölümünün kendi kıyameti olduğu hakikatini söyleyip onları orta bir yola, yani barışa davet ettiler.

Ancak onlar bunu bir ölüm tehdidi olarak algılayıp düşmanlıklarında ısrar ettiler.

Oysa; ‘‘Her can ölümü tadacaktır.''(enbiya 35)

Arif Akpınar

Dünya Gerçekleri

Derin ABD’nin yeni projesi

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Derin ABD’nin yeni projesi

New York-Londra-Berlin-Paris-Tel Aviv’de oturan BARONLARIN TEPE YÖNETİMİ ÜST AKIL, “ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ”ni devreye soktu. Bu projeyle Türkiyemiz’de, “2’nci iç siyaseti dizayn” çalışması yapmayı hayal ediyorlar.
2010 yılında, “1’inci iç siyaseti dizayn”da, CIA ajanı-NATO kuklası Fetullah kullanılarak, CHP ve HDP dizayn edilmişti. Liderleri değiştirilmişti.
MHP lideri Devlet Bahçeli’ye diş geçirememişlerdi.

Yeni kurgulanan, ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ’ne göre, MHP’yi iki parçaya ayırarak MİLLİYETÇİLERİ-ÜLKÜCÜLERİ BÖLME HESAPLANIYOR. Ve bu işte Meral Akşener’i, “İngiliz anahtarı” özelliğinde, yeni bir parti için yola çıkardılar. DERİN AMERİKA (PENTAGON-CIA) bir taşla çok kuş vurma peşinde. CIA-PENTAGON’un hazırladığı bir ILIMLI İSLAM PROJESİ vardı. Türkiye sahasında NATO Gladyosu Fetullah’ı kullandılar. Bu sefer CIA-Pentagon, ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ üzerinden yürüyorlar. Dine vurgu yapan, etnik kimliğe seslenen, hem Türkiye’de hem de ASYA TÜRK DEVLETLERİ’NDE insanları kendi lehine kışkırtabilecek, milliyetçi görünümlü yeni bir siyasi akıma ihtiyaç duydular. Bir taraftan, yükseltikleri ulusalcı dalgayı yönlendirmeye, diğer taraftan MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ kesimden parçalar koparmaya çalışıyorlar. Yeni proje… FETÖ’ye göz kırpacak, ABD’ye dayanacak, ulusalcı olacak…

Bunu sağlamak için de Türkiye’de yeni bir sözde milliyetçi parti kuruluşuna soyundular. ÜST AKLIN enstrümanları, eski Türkiyeciler’i de “ikinci iç siyaseti dizayn” çalışmasında TEPE TEPE kullanmanın peşindeler.
CHP ve HDP’de hareket sağlandı.
Şimdi, dışarıdan gelen bir iktidar teklifi karşısında Meral Akşener yollara düştü.
Bakınız, ABD ve Avrupa kaynaklı istihbarat servisli politik yayınlara, Meral Akşener’i parlatıyorlar… Alman ortaklı medya hareket halinde.
Başarılı olabilirler mi?

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli, Emperyalist Batı’ya meydan okurken, MİLLİ DURUŞ sergilerken, Batı’ya selam duran Meral Akşener neyin peşinde? ATLANTİK SİSTEMİNİN yeni projesinin parçası olacaklar bilmelidirler ki, ABD-NATO’nun neferleri durumuna düşeceklerdir.

15 Temmuz DARBE GİRİŞİMİNDE BAŞARILI OLAMAMANIN IZDIRABI İÇİNDELER.
Belli ki, derin ABD siyasetle hem içeride hem dışarı da mevzi geliştiriyor.
Türkiye’de Yeni MİLLİYETÇİ partiyi 2 parametre üzerinde yürütüyorlar.
Çünkü Washington (Berlin), CUMHURBAŞBAŞKANLIK seçimine gidilirken el ele yürüyeceği isim istiyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kıratı yeterli değil.

Çünkü ABD’nin küresel bir güç olarak hem TÜRKİYE MİLLİYETÇİLERİ hem de Asya TÜRK DEVLETLERİ üzerinde bir etkisinin olması gerekmektedir. Bunu da Akşener, “İngiliz anahtarı Formülü”yle sağlayacaklarını sanıyorlar. İçeride, “ikinci iç siyaseti dizayn” çalışmasında CHP-HDP (PKK)-MERAL AKŞENER formülü merkeze konarken, dışımızda da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karizmasını çizme tezgâhındalar.
KATAR’A vurarak, Kuzey Irak’ta Barzani’ye, bağımsızlık türküleri söyleterek, Suriye’de PKK (PYD)’ye bağımsız kantonlar vaat ederek, Derin ABD planı yürütülüyor.

SONUÇ: Çok iyi biliyoruz. TÜRK ASKERİNİN FIRAT KALKANI ile gösterdiği üstün başarıdan PENTAGON çıldırdı. Tayyip Erdoğan- Devlet Bahçeli’nin, TÜRKİYE’NİN BEKASI’NI KORUMADA ORTAK TAVRINDAN VE MİLLİ DURUŞ’LARINDAN çok rahatsızlar.
Şimdi dertleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilen Milliyetçi-Ülkücü desteğini parçalamak. Meral Akşener üzerinden Türk Milliyetçilerini SAVURMAK. DERİN ABD’NİN RÜYASI AZİZ MİLLETİMİZİN KABUSUDUR

Bülent Erandaç

Tamamını Oku

Dünya Gerçekleri

Arakan’da enerji soykırımı

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Arakan’da enerji soykırımı

Müslüman katliamının altından sömürgecilerin enerji rekabeti çıktı. Silahlı gruplar eliyle bölgede iç karışıklığın fitili ateşlendi. Milyarlarca dolarlık petrol ve gaz için Rohingyalılar göçe zorlandı.

Myanmar’ın Arakan vilayetinde yıllardır süren ve bayram öncesi yeniden alevlenen Müslümanlara yönelik katliamların arkasında yeni ve eski sömürgecilerin enerji rekabeti olduğu ortaya çıktı. Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) milislerinin karakol baskınları sonrası yaşanan soykırımın, bölgedeki zengin gaz ve petrol kaynaklarından faydalanmak isteyen güçlerin bölgeyi ‘insansızlaştırma’ projesinin bir parçası olduğu anlaşıldı. ARSA’nın baskını ve ardından yaşanan sürecin arka planını gösteren gelişmeler şu şekilde:

ARSA ÖRGÜTÜNÜN PARASI RİYAD’DAN

Rohingya’ya dair ‘sömürgeci’ emellerin bir tarafında Suudi Arabistan diğer tarafından Çin bulunuyor. Myanmar’daki katliamları başlatan karakol baskınlarını gerçekleştiren ARSA örgütünün Suudi destekli olduğu anlaşıldı. Mekke’de büyüyen Arabistan uyruğuna sahip ARSA kurucusu Attullah Ebu Amar Jununi’yi ve örgütünü fonlayan Riyad yönetimi, Arakan’daki direnişi kendi amaçları adına kullanarak bölgedeki doğal kaynakların geçiş noktasını ‘güvenli’ hale getirmek istiyor. Buna karşılık Suu Çii’nin yönettiği Myanmar da çatışmayı körüklemek için Budist milisleri silahlandırıyor. Çii, Pekin’i kuşatma planına çeteleri kışkırtarak dahil oluyor.

Suudi Krallığı’nın yönetimini ‘yumuşak saray darbesiyle’ ele geçiren birinci veliaht Muhammed bin Selman’ın 2030 Vizyonu isimli stratejisi ölçüsünde harekete geçen Riyad yönetiminin, 8 senedir Arakan’a yaptığı yatırımın meyvelerini toplamak için ARSA’yı kullandığı öğrenildi. Suud Sarayı’ndan hanedan hakkında kulis bilgileri sızdıran kaynaklar, ARSA’nın 25 karakolun basılması talimatını Riyad’tan aldığını bildirdi. Krallığın 2009’dan bu yana mülteci durumuna düşen yaklaşık 500 bin Rohingyalı’ya oturma izni vererek Arakan’a sızdığını belirten kaynaklar, Suudi yetkililerin Jununi’yi fonlayarak nüfuz sahibi olmayı çabaladığını ifade etti.

YAKILAN KÖYLERE BAE OTELLERİ

Bölgeden haber aktaran tüm medya kuruluşlarının Riyad merkezli olduğuna dikkat çeken kaynaklar, veliaht prens Muhammed bin Selman’ın 2030 Vizyonu gereği bölgedeki yer altı kaynaklarının geçiş güzergâhında bulunan Arakan’ı ‘insansızlaştımak’ istediğini aktardı. Middle East Eye (MEE) sitesi de Suudi yatırımların sadece Bengal Körfezi’ndeki gaz-petrol rezervleri üzerinde hâkimiyet kurmakla sınırlı olmadığını ortaya koydu. MEE’ın haberine göre, yöneticisi olduğu Suudi petrol devi Saudi Aramco şirketi ile ülkesini ilk kez Myanmar’ın enerji piyasasına dahil eden Muhammed bin Selman bir yandan Ortadoğu’daki ortağı BAE’yi de bölgenin altyapı hizmetlerini geliştirmeye teşvik ederken diğer yandan da Rohingya’dan değerli tarım arazileri satın aldı.

Abu Dhabi merkezli El Mervan şirketi Myanmar hükümetiyle Rohingya’da ‘otoyol ve otelleri içeren bir altyapı yatırımı’ sözleşmeleri imzalarken, Riyad yönetimi de Arakanlı Müslümanların verimli topraklarına göz dikti. ABD Uluslararası Ticaret Departmanı’ndan Anne Gilman’a göre, Suudi Arabistan Rohingya’yı kendine bağlı güvenli bir gıda limanı yapmak istiyor. Arabistan içinde bulunduğu ekonomik krizi Arakanlı Müslümanların topraklarını ele geçirerek aşmak istiyor.

.

Tamamını Oku

Dünya Gerçekleri

Barcelona saldırısının nedeni Neymar

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Barcelona saldırısının nedeni Neymar işte saldırıyı yapanlar

Haritayı önünüze alıp baktığınız zaman içinde karışıklık barındırmayan ülke neredeyse yok gibi. Çok fazla yansımasa da ABD de içten sarsılıyor. Trump’ın en yakınındakiler bile kaygılı bir gözle olanları izliyor. Afrika, Ortadoğu, Avrasya ve Avrupa… Her yer karışık ve tedirgin. Kimse ne olacağını öngöremiyor. Kolay da değil zaten… Savaşanlar da savaştıkları pasta da çok ama çok büyük. Dengenin kimin lehine değişeceğini zaman gösterecek.
Geçtiğimiz günlerde “İSPANYA HEDEF OLACAK!” diye yazdım.
İspanya’nın hatta Fransa ve ardından Londra’nın da sarsılması pek mümkün.
Bu ittifak da ABD’yi can evinden vurabilir. Bu da mümkün…
Açalım biraz konuyu…
Nasıl olsa tüm dünyaya masum insanları öldürenlerin DEAŞ’lı teröristler olduğu anlatılacak. Koca koca kanallar ve gazetelerde gerçekler yazılmayacak ve açıklanmayacak…
Neyse…
İspanya polisi, Barcelona’da düzenlenen terör saldırısının baş şüphelisinin Moussa Oukabir olduğunu açıkladı.
14 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının baş aktörü FASLI Moussa Oukabir… Polisin elindeki veriler böyle!
Yayaları ezen minibüsün içinde Driss Oukabir’in pasaportu bulundu.
Bu kişi Barcelona’nın kuzeyindeki Ripoll şehrinde önceki gece kendisi polise giderek teslim oldu ve “Pasaportumu kardeşim çalmış, ben masumum” dedi.
Polis, Moussa Oukabir’in, ağabeyinin yani Driss Oukabir’in pasaportu ile aracı kiraladığını düşünüyor!
Klavyenin başına geçtiğim dakikaya kadar MOUSSA OUKABİR ‘den haber yok! Kayıp!
Saldırıyı DEAŞ üstlendi. Vakit kaybetmedi! Ancak gerçek bu değildi.
Terör örgütlerini kuran, büyüten ve kullanan CIA, Brüksel Gladyosu üzerinden yine çok önemli bir kurguya imza attı.
Operasyonla ilgili çok iddia var! Olayın detayları, saldırının büyük bir istihbarat biriminin organizasyonu olduğunu ortaya koyuyor. İspanya İçişleri Bakanlığı, terör saldırısının baş şüphelisi MOUSSA OUKABİR ‘in kısa bir süre önce açılan facebook hesaplarında, şiddet paylaşımları servis ettiğini açıkladı. Komik!
Görüntü böyleydi. Ama o hesabı açan OUKABİR değildi…
Brüksel’den giden özel Gladyo askerleri, saldırıyı düzenledi. Minibüsün içinde de Driss Oukabir’in pasaportu bulundu. Olay yerinde pasaport bulunma yöntemi artık çok sıradanlaşsa da halk arasında etkili bir yöntem. Minibüsün içinde kimin pasaportu varsa, katil odur!
Ancak şimdi filmi biraz değiştirdiler.
Olayla gerçekten ilgisi olmayan Moussa ve Driss Oukabir, saldırının merkezine çekildi. Driss Oukabir, çevresindekilerin yönlendirmesiyle kendini kurtarmak için polise verdiği ifadede, “Kardeşim terörist, pasaportumu çalmış, araçla saldırı düzenlemiş” demesi emredildi.
O da aynı cümleleri kullandı… Moussa Oukabir, yüzde 100 ihtimalle bir yerde televizyon izlerken saldırının olduğunu öğrendi. Birkaç saat sonra da kendi fotoğraflarını televizyon ekranında gördü.
İspanyol polisinin özel biriminde yer alan Gladyo askerleri de geçmişte DEAŞ bağlantısı olduğu iddia edilen kişileri Cambrils’te saldırı düzenlemeden önce öldürdü.
Kimlikleri açıklandığı zaman hepsinin DEAŞ’la bağlantılı olduğu ortaya çıkacak.
Tıpkı Brüksel, Paris saldırılarında olduğu gibi… Ama gerçek bu değildi tabii…
Ortadoğu’da terör saldırıları, ülkelerde kaos yaratmaz. Ancak Avrupa’daki saldırılar, belirlenen amaç için çok önemlidir ve çok güçlüdür.
Etkisi de Ortadoğu’daki saldırılardan çok daha fazla olur. Yaklaşık 10 yıldır tatil yapan tüm Gladyo ekibi, şimdi sahada.
Vampirler gibi…
Yıllardır süren sessizliğin bozulması onları daha da motive ediyor.
Olayın kurgusu bu!
Ama bir de NEDEN sorusunun cevabı var!
Onun peşinden gitmeliyiz…
PSG Fransa’nın ve Paris’in en şık spor kulübü. Zengin mi zengin!
Avrupa’nın da sayılı futbol takımlarından biri… Önemli yıldız oyuncuları var. Kulübün sahibi KATAR …
Dünyanın en önemli moda markalarından Valentino’nun tamamı, Versace’nin ise en önemli iki ortağından biri yine Katar. İtalya’daki birçok banka hisseleri de Katar’ın. Aynı şekilde Brezilya, İspanya ve Portekiz’de de finans kurumlarında Katar imzasını görüyoruz.
Portekiz’in 10 büyük şirketinin 4’ü de Katar’ın… Katar dünyanın her yerinde olan bir güç.
İPEK YOLU’nun can damarlarından biri. DOHA paranın yeni merkezi olacak. Bu nedenle KATAR gidebildiği her yere giden inanılmaz bir ülke…
İşte bu akıl ABD’nin haziran başında koyduğu AMBARGODAN sonra bir hamle kararı aldı. 550 milyon dolara varan maliyetle BARCELONA’nın yıldız futbolcusu NEYMAR’ı renklerine kattı.
Neymar’ı alıp geldiği yer PARİS’ti!
Paris ise bildiğiniz gibi aylardır terörle sarsılıyordu. Yeni Dünya Düzeni’nde Fransa ezeli rakibi İngiltere ile yan yana düşmüştü. Bizim gibi…
Artık eski defterleri açmaya gerek yoktu.
Gelecek ve kazanç hesabı yapılıyordu…
Macron’un gelmesinden sonra Paris Londra’ya yaklaştı…
Katar, NEYMAR için ısrar ederken CIA el altından LA LİGA’yı “Sakın bu transfere izin vermeyin!” diye tehdit etti. Hatta paralar bu nedenle bavullarla gitti… Sonuçta KATAR Neymar’ı alarak kendisini yıkmak isteyen ABD’ye Paris’ten cevap verdi: “BİZ BURADAYIZ. YIKILMADIK. YÜRÜYECEĞİZ…”
Muhatap Washington’du! Onlar da mesajı aldı… Zaten silah kullanacakları SIR değildi. Günlerdir yazıyorum… Yeni periyodu BARCELONA’dan başlattılar…
Saldırı BRÜKSEL’den gelen GLADYO askerleri tarafından gerçekleştirildi.
Siz bakmayın uçuşan kimliklere!
Operasyon için özellikle La Rambla seçildi.
Gidenler bilir, burası dünyanın her yerinden gelen turistlerle doludur. Öyle bir eylem yapılmalıydı ki her yerde MANŞET olsun!
Bunu hesap ettiler ve gidip La Rambla’yı kana buladılar… Saldırı sonunda ölen ya da yaralananlara bakınca tablo şuydu:
İspanya, Fransa, Küba, Yunanistan, Makedonya, İngiltere, Avusturya, Pakistan, Tayvan, Kanada, Ekvator, ABD, Filipinler, Kuveyt, Türkiye, Çin, Almanya, Hollanda, Arjantin, Venezuela, Belçika, Peru, Romanya…
Yani can verenler ve yaralananlar dünyanın her yerinden…
İstedikleri hedefe ulaştılar. Her yerde herkes saldırıyı konuştu…
Barcelona’daki saldırının merkezinde KATAR , Fransa ve İngiltere vardı. Çin de elbette… Hatta Türkiye… GLADYO uyandığına göre muhtemelen Fransa ve İngiltere’nin de kapısını çalacaklar. Yeni DENGE’yi silah üzerine kurmaya çalışan Amerika şiddetten vazgeçmeyecek. Sonuca böyle gideceğini düşünüyor. Çok ama çok zor. Fakat yollarından dönmeyecekler…
Katar’ın ve arkadaki İngiltere-Çin ittifakının kendilerini yenemeyeceğini göstermek istiyorlar. Bunu da masum insanları öldürerek ve kitleleri korkutarak başarmak niyetindeler. Saldırılar çok daha fazla artacak. Çok can yakacaklar… Barcelona “NEYMAR’I VERMEYİN!” sözünü dinlemediği için cezalandırdı. Paris ve Londra’yı da izleyeceğiz gibi…
Lockheed Martin, Pentagon ve NATO işin içinde… İPEK YOLU’nun kontrolünü ele almak için vuracaklar. Tabii karşı blok da boş durmayacak. ABD’nin en hassas tarafı olan IRKÇILIK kaşınacak!
Savaş masum insanların kanı üzerinden yürütülecek…
Ta ki yeni denge oturana kadar! ABD ile karşı tarafın şimdilik anlaşma imkanı kalmadığı için canlar yanacak. Bazen DEAŞ bazen de EL KAİDE üzerinden tiyatroya devam edilecek.
GLADYO’nun vurduğu hiç ortaya çıkmayacak…
Ve bu iklimde kimse çıkıp “Yahu DEAŞ’ın Barcelona ile ne hesabı var?” diye soramayacak. Silahlar patladığı zaman akıl tutulur çünkü…
Aynı şekilde “EL KAİDE, Burkina Faso’da neden AZİZ İSTANBUL LOKANTASINI vurdu?” diye soran da çıkmayacak!
İPEK YOLU’nun aktörleri ve YOL’un güzergahı savaşın alanı… Bir de saldırıları gerçekleştiren AMERİKA’nın toprakları…
Son iki saldırıda İSTANBUL isminin geçmesi asla ve kat’a tesadüf değil!
GLADYO bize mesaj yolluyor! Ancak nelerin üstesinden geldiğimizi unutmuşa benziyorlar…
İZLEYELİM BAKALIM…

 

Ergün Diler

Tamamını Oku
Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri
Güncel47 dakika önce

Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri

Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri

İzmir ’de feci kaza: 2 ölü İzmir ’de feci kaza: 2 ölü
Güncel47 dakika önce

İzmir ’de feci kaza: 2 ölü

Kaza, saat 07.30 sıralarında Bayraklı Tünelleri girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Bornova istikametinden Karşıyaka istikametine doğru seyir halinde olan...

Valilikten 'zehirlenme' açıklaması Valilikten 'zehirlenme' açıklaması
Güncel47 dakika önce

Valilikten ‘zehirlenme’ açıklaması

Siirt Valiliği, Kurtalan Belediyesine ait su deposundan çalınarak Aktaş köyüne getirilen klor tankının iş makineleriyle bölgeden taşınarak gerekli kontrollerin yapıldığını,...

Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov'u geri çağırdı Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov'u geri çağırdı
Güncel47 dakika önce

Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov’u geri çağırdı

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü’nden yapılan açıklamaya göre Aliyev, Türkiye ve aynı zamanda Makedonya Büyükelçisi olarak görev yapan Faik Bagirov’un geri çağrılmasını...

Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu
Güncel47 dakika önce

TSK’dan SİHA açıklaması

TSK’dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar hiçbir sivil, masum vatandaşımıza yönelik zarar verecek uygulama içinde...

Dağ filminde adı geçen köyü PKK'lılar işgal etti Dağ filminde adı geçen köyü PKK'lılar işgal etti
Güncel2 saat önce

Dağ filminde adı geçen köyü PKK’lılar işgal etti

Irak’ta Selahattin ilinin Tuzhurmatu İlçesi’ne bağlı Türkmen Çardaklı Köyü’nün, terör örgütü PKK tarafından işgal edildiği iddia edildi. Dağ II filminde...

TIR'larla 4 günde taşınabildi! TIR'larla 4 günde taşınabildi!
Güncel2 saat önce

TIR’larla 4 günde taşınabildi!

Her biri 64 metre uzunluğunda olan pervaneleri taşıyan TIR’ların geçişi sırasında bazı yollar trafiğe kapatıldı. Gaziantep’in Nurdağı İlçesi’nde kurulacak RES’teki...

O dizi seyirciyi isyan ettirdi! O dizi seyirciyi isyan ettirdi!
Güncel2 saat önce

O dizi seyirciyi isyan ettirdi!

Yeni sezonun ilk bölümüyle dün akşam ekrana gelen özel harekat dizisi İsimsizler’in sosyal medya hesaplarına mesaj yağdı. Baş karakter Fatih...

Sultan Fatih'in yayın tarihi belli oldu Sultan Fatih'in yayın tarihi belli oldu
Güncel2 saat önce

Sultan Fatih’in yayın tarihi belli oldu

‘Diriliş Ertuğrul’, ‘Payitaht Abdülhamid’ gibi reyting rekorları kıran tarih dizilerinden sonra Kenan İmirzalıoğlu’nun yeni dizisi ‘Fatih’in kadrosuna 3 yeni isim dahil...

Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu
Güncel2 saat önce

Çavuşoğlu’ndan Almanya’ya cevap: İşimize gelir!

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel’in Türkiye’ye silah satışıyla ilgili sözleri hakkında açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu tür yaklaşımlar esasen...

Bunlar Çok Okundu