İletişim

Dünya Gerçekleri

Satranç tahtasında hangi taş olmak isterdiniz?

Ekleme Tarihi:

-


Satranç tahtasında hangi taş olmak isterdiniz?

Geçen gün katıldığım bir konferansta izleyicilerden çok ilginç bir soru geldi. Orta Doğu satranç tahtasında Türkiye sizce at mıdır kale midir yoksa vezir midir, dendi. Soruyu soran kişi tarih okuyan ve bölgesel sorunları yakinen takip eden birisiydi. Konumuz da “Yeni dünya düzeninde Türkiye” olunca aslında soru da tam yerindeydi. Cevabım aslında kısa oldu. Orta Doğu sahnesinde bir gün yenilen bir taş olmak istemiyorsanız satrancı oynayan kişi olmak zorundasınız dedim. Türkiye uzunca bir süredir oyunda hamle yapmak için kullanılan bir taş olmuyor.

Belki darbe girişimi öncesinde de başlatılan söylem de bu tezimi teyit ediyor. ABD ve AB endeksli birçok kişi Türkiye için “ kontrol dışına çıkmış NATO müttefiki “ deyimini kullanıyor. Bu kontrol dışına çıkma deyimini sizce niçin kullanıyor olabilirler? Gelin beraber bir beyin fırtınası yaparak bu sorunun cevabını bulalım.

Türkiye, NATO içinde sizce neye uymamıştır ki bu deyim gündeme alınmıştır. Bildiğiniz üzere NATO’da bütün kararlar oybirliği ile alınmak zorundadır . Benim bildiğim Türkiye elinden geldiğince terörle mücadele kapsamında ve kriz noktalarına müdahalede aktif olarak görev almaktadır. Geçmiş bağları nedeniyle bu görevlerde aktif muharip görevler yerine insani tarafta kalmayı tercih etmektedir. Örneğin, Afganistan’daki Türk birliğinin görevi vb.

Acaba aktif olarak önde yer almadığımız için gönül koymuş olabilirler mi diyeceğim ama bir anda bu görevlere sembolik olarak katılan ülkeler aklıma geliyor. Hiçbiri için bu deyimi kullanmıyorlar. İşbirliği anlamında veya TSK modernizasyonu anlamında geride mi kalıyor diye düşünmeye başlıyorum. Ordusunu yeni konsepte adapte eden nadir ülkelerden biri olduğunu hatırlıyorum. Acaba uluslararası anlaşmalarda üstüne düşeni yapmıyor mu diye düşünüyorum? Sonra bir anda ABD ve AB ülkelerinin terörist unsurlara silah yardımı yaptığı veya mültecilerle ilgili anlaşmalara nasıl olup da hiç uymadıkları aklıma geliyor. Bundan ötürü kızmış olamazlar diyorum. Çünkü bunu yapsalar kafalarını utançtan yerden kaldıramayacaklarını düşünüyorum.

Acaba uluslararası entegrasyonda bir problem mi yaşıyoruz diye düşünmeye başlıyorum. AB müzakerelerini sudan sebeplerle tıkamaya çalışan müttefiklerimiz aklıma geliyor. İpe nasıl un serildiğini anımsıyorum. Türkiye, AB için hazmedilemeyecek büyüklükte bir ülke söylemleri aklıma geliyor. Neden bizi yemek mi istiyorsunuz diye de sormak içimden geçiyor. Bundan ötürü de laf söylemiş olamazlar diyorum.

Acaba diyorum, Türkiye terör örgütleri ile mücadelede istenilen etkiyi göstermiyor mu diye düşünmeye başlamadan aklımdan soruyu siliyorum. PYD, PKK ve DAEŞ konusunda Türkiye’nin bir numaralı hedefte olduğu dönemde NATO müttefiklerimizin ikiyüzlülüğü aklıma geliveriyor. Bu soruyu düşünmenin bile ülkem için haksızlık olduğunun farkına varıyorum.

Acaba tutarsız bir dış politika güdüp NATO çıkarlarına zarar mı veriyoruz diyorken aklıma birden son dönemde yapılan açıklamalar geliyor. Suriye politikasında keşke Türkiye’nin ilk tezlerini uygulasaydık, Libya’da sorun artık kaos noktasına doğru gidiyor, Irak’ta yaşanan sürecin asıl nedeni grupların adil temsil edilmemesidir diye açıklamaları hatırlıyorum. Bırakın Türkiye’nin yalpalamasını, herkesin bizim hizamıza geldiğini görüyorum. Bundan ötürü de kızmış olamazlar diyorumDarbe girişimi sonrasında cunta mensuplarına kucak açan NATO ülkelerini aklıma hiç getirmiyorum ki zıvanadan çıkmayayım ve konu içinde kalayım istiyorum. 

Sanırım asıl sorun, Türkiye’nin bağımsız politikalar üretmesi ve bunları hayata geçirmesi.Aslında Türkiye gerçekten hazmedilemeyecek kadar millet olmuş bir devlet. Büyüdüğünde kabına sığamayan emperyal düşünceye ve geçmişe sahip bir devlet. O zaman sorun, Türkiye’nin kendi başına karar alabilecek kadar ayağa kalkmış olması. Tam burada zamanında bizim için söylenmiş o söz aklıma geliyor: Türklerin asla dizlerinin üstüne kalkmasına izin vermeyin.

Ardından da son yüzyıla damgasını vurmuş düşünür ve politikacıların bizler hakkında söylediği sözlerini okuyor ve neden kontrol dışına çıktığımızın delillerini buluyorum. Size de tavsiyem o sözleri okumanız. Türkiye satranç tahtasında taş olmaktan vazgeçtiği günden bu yana müttefiklerimiz için kontrol dışına çıkmış bir ülkedir. Bu paye bile doğru yolda olduğumuzun en önemli işaretidir

Mete Yarar

Dünya Gerçekleri

Derin ABD’nin yeni projesi

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Derin ABD’nin yeni projesi

New York-Londra-Berlin-Paris-Tel Aviv’de oturan BARONLARIN TEPE YÖNETİMİ ÜST AKIL, “ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ”ni devreye soktu. Bu projeyle Türkiyemiz’de, “2’nci iç siyaseti dizayn” çalışması yapmayı hayal ediyorlar.
2010 yılında, “1’inci iç siyaseti dizayn”da, CIA ajanı-NATO kuklası Fetullah kullanılarak, CHP ve HDP dizayn edilmişti. Liderleri değiştirilmişti.
MHP lideri Devlet Bahçeli’ye diş geçirememişlerdi.

Yeni kurgulanan, ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ’ne göre, MHP’yi iki parçaya ayırarak MİLLİYETÇİLERİ-ÜLKÜCÜLERİ BÖLME HESAPLANIYOR. Ve bu işte Meral Akşener’i, “İngiliz anahtarı” özelliğinde, yeni bir parti için yola çıkardılar. DERİN AMERİKA (PENTAGON-CIA) bir taşla çok kuş vurma peşinde. CIA-PENTAGON’un hazırladığı bir ILIMLI İSLAM PROJESİ vardı. Türkiye sahasında NATO Gladyosu Fetullah’ı kullandılar. Bu sefer CIA-Pentagon, ILIMLI MİLLİYETÇİLİK PROJESİ üzerinden yürüyorlar. Dine vurgu yapan, etnik kimliğe seslenen, hem Türkiye’de hem de ASYA TÜRK DEVLETLERİ’NDE insanları kendi lehine kışkırtabilecek, milliyetçi görünümlü yeni bir siyasi akıma ihtiyaç duydular. Bir taraftan, yükseltikleri ulusalcı dalgayı yönlendirmeye, diğer taraftan MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ kesimden parçalar koparmaya çalışıyorlar. Yeni proje… FETÖ’ye göz kırpacak, ABD’ye dayanacak, ulusalcı olacak…

Bunu sağlamak için de Türkiye’de yeni bir sözde milliyetçi parti kuruluşuna soyundular. ÜST AKLIN enstrümanları, eski Türkiyeciler’i de “ikinci iç siyaseti dizayn” çalışmasında TEPE TEPE kullanmanın peşindeler.
CHP ve HDP’de hareket sağlandı.
Şimdi, dışarıdan gelen bir iktidar teklifi karşısında Meral Akşener yollara düştü.
Bakınız, ABD ve Avrupa kaynaklı istihbarat servisli politik yayınlara, Meral Akşener’i parlatıyorlar… Alman ortaklı medya hareket halinde.
Başarılı olabilirler mi?

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli, Emperyalist Batı’ya meydan okurken, MİLLİ DURUŞ sergilerken, Batı’ya selam duran Meral Akşener neyin peşinde? ATLANTİK SİSTEMİNİN yeni projesinin parçası olacaklar bilmelidirler ki, ABD-NATO’nun neferleri durumuna düşeceklerdir.

15 Temmuz DARBE GİRİŞİMİNDE BAŞARILI OLAMAMANIN IZDIRABI İÇİNDELER.
Belli ki, derin ABD siyasetle hem içeride hem dışarı da mevzi geliştiriyor.
Türkiye’de Yeni MİLLİYETÇİ partiyi 2 parametre üzerinde yürütüyorlar.
Çünkü Washington (Berlin), CUMHURBAŞBAŞKANLIK seçimine gidilirken el ele yürüyeceği isim istiyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kıratı yeterli değil.

Çünkü ABD’nin küresel bir güç olarak hem TÜRKİYE MİLLİYETÇİLERİ hem de Asya TÜRK DEVLETLERİ üzerinde bir etkisinin olması gerekmektedir. Bunu da Akşener, “İngiliz anahtarı Formülü”yle sağlayacaklarını sanıyorlar. İçeride, “ikinci iç siyaseti dizayn” çalışmasında CHP-HDP (PKK)-MERAL AKŞENER formülü merkeze konarken, dışımızda da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karizmasını çizme tezgâhındalar.
KATAR’A vurarak, Kuzey Irak’ta Barzani’ye, bağımsızlık türküleri söyleterek, Suriye’de PKK (PYD)’ye bağımsız kantonlar vaat ederek, Derin ABD planı yürütülüyor.

SONUÇ: Çok iyi biliyoruz. TÜRK ASKERİNİN FIRAT KALKANI ile gösterdiği üstün başarıdan PENTAGON çıldırdı. Tayyip Erdoğan- Devlet Bahçeli’nin, TÜRKİYE’NİN BEKASI’NI KORUMADA ORTAK TAVRINDAN VE MİLLİ DURUŞ’LARINDAN çok rahatsızlar.
Şimdi dertleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilen Milliyetçi-Ülkücü desteğini parçalamak. Meral Akşener üzerinden Türk Milliyetçilerini SAVURMAK. DERİN ABD’NİN RÜYASI AZİZ MİLLETİMİZİN KABUSUDUR

Bülent Erandaç

Tamamını Oku

Dünya Gerçekleri

Arakan’da enerji soykırımı

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Arakan’da enerji soykırımı

Müslüman katliamının altından sömürgecilerin enerji rekabeti çıktı. Silahlı gruplar eliyle bölgede iç karışıklığın fitili ateşlendi. Milyarlarca dolarlık petrol ve gaz için Rohingyalılar göçe zorlandı.

Myanmar’ın Arakan vilayetinde yıllardır süren ve bayram öncesi yeniden alevlenen Müslümanlara yönelik katliamların arkasında yeni ve eski sömürgecilerin enerji rekabeti olduğu ortaya çıktı. Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) milislerinin karakol baskınları sonrası yaşanan soykırımın, bölgedeki zengin gaz ve petrol kaynaklarından faydalanmak isteyen güçlerin bölgeyi ‘insansızlaştırma’ projesinin bir parçası olduğu anlaşıldı. ARSA’nın baskını ve ardından yaşanan sürecin arka planını gösteren gelişmeler şu şekilde:

ARSA ÖRGÜTÜNÜN PARASI RİYAD’DAN

Rohingya’ya dair ‘sömürgeci’ emellerin bir tarafında Suudi Arabistan diğer tarafından Çin bulunuyor. Myanmar’daki katliamları başlatan karakol baskınlarını gerçekleştiren ARSA örgütünün Suudi destekli olduğu anlaşıldı. Mekke’de büyüyen Arabistan uyruğuna sahip ARSA kurucusu Attullah Ebu Amar Jununi’yi ve örgütünü fonlayan Riyad yönetimi, Arakan’daki direnişi kendi amaçları adına kullanarak bölgedeki doğal kaynakların geçiş noktasını ‘güvenli’ hale getirmek istiyor. Buna karşılık Suu Çii’nin yönettiği Myanmar da çatışmayı körüklemek için Budist milisleri silahlandırıyor. Çii, Pekin’i kuşatma planına çeteleri kışkırtarak dahil oluyor.

Suudi Krallığı’nın yönetimini ‘yumuşak saray darbesiyle’ ele geçiren birinci veliaht Muhammed bin Selman’ın 2030 Vizyonu isimli stratejisi ölçüsünde harekete geçen Riyad yönetiminin, 8 senedir Arakan’a yaptığı yatırımın meyvelerini toplamak için ARSA’yı kullandığı öğrenildi. Suud Sarayı’ndan hanedan hakkında kulis bilgileri sızdıran kaynaklar, ARSA’nın 25 karakolun basılması talimatını Riyad’tan aldığını bildirdi. Krallığın 2009’dan bu yana mülteci durumuna düşen yaklaşık 500 bin Rohingyalı’ya oturma izni vererek Arakan’a sızdığını belirten kaynaklar, Suudi yetkililerin Jununi’yi fonlayarak nüfuz sahibi olmayı çabaladığını ifade etti.

YAKILAN KÖYLERE BAE OTELLERİ

Bölgeden haber aktaran tüm medya kuruluşlarının Riyad merkezli olduğuna dikkat çeken kaynaklar, veliaht prens Muhammed bin Selman’ın 2030 Vizyonu gereği bölgedeki yer altı kaynaklarının geçiş güzergâhında bulunan Arakan’ı ‘insansızlaştımak’ istediğini aktardı. Middle East Eye (MEE) sitesi de Suudi yatırımların sadece Bengal Körfezi’ndeki gaz-petrol rezervleri üzerinde hâkimiyet kurmakla sınırlı olmadığını ortaya koydu. MEE’ın haberine göre, yöneticisi olduğu Suudi petrol devi Saudi Aramco şirketi ile ülkesini ilk kez Myanmar’ın enerji piyasasına dahil eden Muhammed bin Selman bir yandan Ortadoğu’daki ortağı BAE’yi de bölgenin altyapı hizmetlerini geliştirmeye teşvik ederken diğer yandan da Rohingya’dan değerli tarım arazileri satın aldı.

Abu Dhabi merkezli El Mervan şirketi Myanmar hükümetiyle Rohingya’da ‘otoyol ve otelleri içeren bir altyapı yatırımı’ sözleşmeleri imzalarken, Riyad yönetimi de Arakanlı Müslümanların verimli topraklarına göz dikti. ABD Uluslararası Ticaret Departmanı’ndan Anne Gilman’a göre, Suudi Arabistan Rohingya’yı kendine bağlı güvenli bir gıda limanı yapmak istiyor. Arabistan içinde bulunduğu ekonomik krizi Arakanlı Müslümanların topraklarını ele geçirerek aşmak istiyor.

.

Tamamını Oku

Dünya Gerçekleri

Barcelona saldırısının nedeni Neymar

Ekleme Tarihi:

-

Ekleyen:

Barcelona saldırısının nedeni Neymar işte saldırıyı yapanlar

Haritayı önünüze alıp baktığınız zaman içinde karışıklık barındırmayan ülke neredeyse yok gibi. Çok fazla yansımasa da ABD de içten sarsılıyor. Trump’ın en yakınındakiler bile kaygılı bir gözle olanları izliyor. Afrika, Ortadoğu, Avrasya ve Avrupa… Her yer karışık ve tedirgin. Kimse ne olacağını öngöremiyor. Kolay da değil zaten… Savaşanlar da savaştıkları pasta da çok ama çok büyük. Dengenin kimin lehine değişeceğini zaman gösterecek.
Geçtiğimiz günlerde “İSPANYA HEDEF OLACAK!” diye yazdım.
İspanya’nın hatta Fransa ve ardından Londra’nın da sarsılması pek mümkün.
Bu ittifak da ABD’yi can evinden vurabilir. Bu da mümkün…
Açalım biraz konuyu…
Nasıl olsa tüm dünyaya masum insanları öldürenlerin DEAŞ’lı teröristler olduğu anlatılacak. Koca koca kanallar ve gazetelerde gerçekler yazılmayacak ve açıklanmayacak…
Neyse…
İspanya polisi, Barcelona’da düzenlenen terör saldırısının baş şüphelisinin Moussa Oukabir olduğunu açıkladı.
14 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının baş aktörü FASLI Moussa Oukabir… Polisin elindeki veriler böyle!
Yayaları ezen minibüsün içinde Driss Oukabir’in pasaportu bulundu.
Bu kişi Barcelona’nın kuzeyindeki Ripoll şehrinde önceki gece kendisi polise giderek teslim oldu ve “Pasaportumu kardeşim çalmış, ben masumum” dedi.
Polis, Moussa Oukabir’in, ağabeyinin yani Driss Oukabir’in pasaportu ile aracı kiraladığını düşünüyor!
Klavyenin başına geçtiğim dakikaya kadar MOUSSA OUKABİR ‘den haber yok! Kayıp!
Saldırıyı DEAŞ üstlendi. Vakit kaybetmedi! Ancak gerçek bu değildi.
Terör örgütlerini kuran, büyüten ve kullanan CIA, Brüksel Gladyosu üzerinden yine çok önemli bir kurguya imza attı.
Operasyonla ilgili çok iddia var! Olayın detayları, saldırının büyük bir istihbarat biriminin organizasyonu olduğunu ortaya koyuyor. İspanya İçişleri Bakanlığı, terör saldırısının baş şüphelisi MOUSSA OUKABİR ‘in kısa bir süre önce açılan facebook hesaplarında, şiddet paylaşımları servis ettiğini açıkladı. Komik!
Görüntü böyleydi. Ama o hesabı açan OUKABİR değildi…
Brüksel’den giden özel Gladyo askerleri, saldırıyı düzenledi. Minibüsün içinde de Driss Oukabir’in pasaportu bulundu. Olay yerinde pasaport bulunma yöntemi artık çok sıradanlaşsa da halk arasında etkili bir yöntem. Minibüsün içinde kimin pasaportu varsa, katil odur!
Ancak şimdi filmi biraz değiştirdiler.
Olayla gerçekten ilgisi olmayan Moussa ve Driss Oukabir, saldırının merkezine çekildi. Driss Oukabir, çevresindekilerin yönlendirmesiyle kendini kurtarmak için polise verdiği ifadede, “Kardeşim terörist, pasaportumu çalmış, araçla saldırı düzenlemiş” demesi emredildi.
O da aynı cümleleri kullandı… Moussa Oukabir, yüzde 100 ihtimalle bir yerde televizyon izlerken saldırının olduğunu öğrendi. Birkaç saat sonra da kendi fotoğraflarını televizyon ekranında gördü.
İspanyol polisinin özel biriminde yer alan Gladyo askerleri de geçmişte DEAŞ bağlantısı olduğu iddia edilen kişileri Cambrils’te saldırı düzenlemeden önce öldürdü.
Kimlikleri açıklandığı zaman hepsinin DEAŞ’la bağlantılı olduğu ortaya çıkacak.
Tıpkı Brüksel, Paris saldırılarında olduğu gibi… Ama gerçek bu değildi tabii…
Ortadoğu’da terör saldırıları, ülkelerde kaos yaratmaz. Ancak Avrupa’daki saldırılar, belirlenen amaç için çok önemlidir ve çok güçlüdür.
Etkisi de Ortadoğu’daki saldırılardan çok daha fazla olur. Yaklaşık 10 yıldır tatil yapan tüm Gladyo ekibi, şimdi sahada.
Vampirler gibi…
Yıllardır süren sessizliğin bozulması onları daha da motive ediyor.
Olayın kurgusu bu!
Ama bir de NEDEN sorusunun cevabı var!
Onun peşinden gitmeliyiz…
PSG Fransa’nın ve Paris’in en şık spor kulübü. Zengin mi zengin!
Avrupa’nın da sayılı futbol takımlarından biri… Önemli yıldız oyuncuları var. Kulübün sahibi KATAR …
Dünyanın en önemli moda markalarından Valentino’nun tamamı, Versace’nin ise en önemli iki ortağından biri yine Katar. İtalya’daki birçok banka hisseleri de Katar’ın. Aynı şekilde Brezilya, İspanya ve Portekiz’de de finans kurumlarında Katar imzasını görüyoruz.
Portekiz’in 10 büyük şirketinin 4’ü de Katar’ın… Katar dünyanın her yerinde olan bir güç.
İPEK YOLU’nun can damarlarından biri. DOHA paranın yeni merkezi olacak. Bu nedenle KATAR gidebildiği her yere giden inanılmaz bir ülke…
İşte bu akıl ABD’nin haziran başında koyduğu AMBARGODAN sonra bir hamle kararı aldı. 550 milyon dolara varan maliyetle BARCELONA’nın yıldız futbolcusu NEYMAR’ı renklerine kattı.
Neymar’ı alıp geldiği yer PARİS’ti!
Paris ise bildiğiniz gibi aylardır terörle sarsılıyordu. Yeni Dünya Düzeni’nde Fransa ezeli rakibi İngiltere ile yan yana düşmüştü. Bizim gibi…
Artık eski defterleri açmaya gerek yoktu.
Gelecek ve kazanç hesabı yapılıyordu…
Macron’un gelmesinden sonra Paris Londra’ya yaklaştı…
Katar, NEYMAR için ısrar ederken CIA el altından LA LİGA’yı “Sakın bu transfere izin vermeyin!” diye tehdit etti. Hatta paralar bu nedenle bavullarla gitti… Sonuçta KATAR Neymar’ı alarak kendisini yıkmak isteyen ABD’ye Paris’ten cevap verdi: “BİZ BURADAYIZ. YIKILMADIK. YÜRÜYECEĞİZ…”
Muhatap Washington’du! Onlar da mesajı aldı… Zaten silah kullanacakları SIR değildi. Günlerdir yazıyorum… Yeni periyodu BARCELONA’dan başlattılar…
Saldırı BRÜKSEL’den gelen GLADYO askerleri tarafından gerçekleştirildi.
Siz bakmayın uçuşan kimliklere!
Operasyon için özellikle La Rambla seçildi.
Gidenler bilir, burası dünyanın her yerinden gelen turistlerle doludur. Öyle bir eylem yapılmalıydı ki her yerde MANŞET olsun!
Bunu hesap ettiler ve gidip La Rambla’yı kana buladılar… Saldırı sonunda ölen ya da yaralananlara bakınca tablo şuydu:
İspanya, Fransa, Küba, Yunanistan, Makedonya, İngiltere, Avusturya, Pakistan, Tayvan, Kanada, Ekvator, ABD, Filipinler, Kuveyt, Türkiye, Çin, Almanya, Hollanda, Arjantin, Venezuela, Belçika, Peru, Romanya…
Yani can verenler ve yaralananlar dünyanın her yerinden…
İstedikleri hedefe ulaştılar. Her yerde herkes saldırıyı konuştu…
Barcelona’daki saldırının merkezinde KATAR , Fransa ve İngiltere vardı. Çin de elbette… Hatta Türkiye… GLADYO uyandığına göre muhtemelen Fransa ve İngiltere’nin de kapısını çalacaklar. Yeni DENGE’yi silah üzerine kurmaya çalışan Amerika şiddetten vazgeçmeyecek. Sonuca böyle gideceğini düşünüyor. Çok ama çok zor. Fakat yollarından dönmeyecekler…
Katar’ın ve arkadaki İngiltere-Çin ittifakının kendilerini yenemeyeceğini göstermek istiyorlar. Bunu da masum insanları öldürerek ve kitleleri korkutarak başarmak niyetindeler. Saldırılar çok daha fazla artacak. Çok can yakacaklar… Barcelona “NEYMAR’I VERMEYİN!” sözünü dinlemediği için cezalandırdı. Paris ve Londra’yı da izleyeceğiz gibi…
Lockheed Martin, Pentagon ve NATO işin içinde… İPEK YOLU’nun kontrolünü ele almak için vuracaklar. Tabii karşı blok da boş durmayacak. ABD’nin en hassas tarafı olan IRKÇILIK kaşınacak!
Savaş masum insanların kanı üzerinden yürütülecek…
Ta ki yeni denge oturana kadar! ABD ile karşı tarafın şimdilik anlaşma imkanı kalmadığı için canlar yanacak. Bazen DEAŞ bazen de EL KAİDE üzerinden tiyatroya devam edilecek.
GLADYO’nun vurduğu hiç ortaya çıkmayacak…
Ve bu iklimde kimse çıkıp “Yahu DEAŞ’ın Barcelona ile ne hesabı var?” diye soramayacak. Silahlar patladığı zaman akıl tutulur çünkü…
Aynı şekilde “EL KAİDE, Burkina Faso’da neden AZİZ İSTANBUL LOKANTASINI vurdu?” diye soran da çıkmayacak!
İPEK YOLU’nun aktörleri ve YOL’un güzergahı savaşın alanı… Bir de saldırıları gerçekleştiren AMERİKA’nın toprakları…
Son iki saldırıda İSTANBUL isminin geçmesi asla ve kat’a tesadüf değil!
GLADYO bize mesaj yolluyor! Ancak nelerin üstesinden geldiğimizi unutmuşa benziyorlar…
İZLEYELİM BAKALIM…

 

Ergün Diler

Tamamını Oku
ABD'den Türkiye'ye yeni mesaj: Endişeliyiz ABD'den Türkiye'ye yeni mesaj: Endişeliyiz
Güncel1 dakika önce

ABD’den Türkiye’ye yeni mesaj: Endişeliyiz

Ankara ve Moskova’nın S-400 sözleşmesinin imzalandığını açıklamasının ardından Sputnik’e konuşan Michael, “Muhtemel S-400 alımına ilişkin endişelerimizi Türk yetkililere ilettik. Türkiye’yi...

YDUS sonuçları açıklandı YDUS sonuçları açıklandı
Güncel1 dakika önce

Üniversitelere ek yerleştirme sonuçları açıklandı

ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, 2017-Öğrenci Seçme Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) ek yerleştirme işlemleri tamamlandı. Sonuçlar, ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden...

Dünya bu anı bekliyor! iPhone 8 tanıtılıyor Dünya bu anı bekliyor! iPhone 8 tanıtılıyor
Güncel1 dakika önce

Dünya bu anı bekliyor! iPhone 8 tanıtılıyor CANLI

20:35 Apple Watch Nike Edition da yeni renklere sahip oldu. 20:33 Apple ilk kez SIM yerleştiren firma değil. Samsung yıllar önce yapmıştı....

Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri
Güncel1 saat önce

Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri

Kundaktan kurtarılan bebeğin halleri

İzmir ’de feci kaza: 2 ölü İzmir ’de feci kaza: 2 ölü
Güncel1 saat önce

İzmir ’de feci kaza: 2 ölü

Kaza, saat 07.30 sıralarında Bayraklı Tünelleri girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Bornova istikametinden Karşıyaka istikametine doğru seyir halinde olan...

Valilikten 'zehirlenme' açıklaması Valilikten 'zehirlenme' açıklaması
Güncel1 saat önce

Valilikten ‘zehirlenme’ açıklaması

Siirt Valiliği, Kurtalan Belediyesine ait su deposundan çalınarak Aktaş köyüne getirilen klor tankının iş makineleriyle bölgeden taşınarak gerekli kontrollerin yapıldığını,...

Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov'u geri çağırdı Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov'u geri çağırdı
Güncel1 saat önce

Aliyev, Ankara Büyükelçisi Bagirov’u geri çağırdı

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü’nden yapılan açıklamaya göre Aliyev, Türkiye ve aynı zamanda Makedonya Büyükelçisi olarak görev yapan Faik Bagirov’un geri çağrılmasını...

Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu Türk Jetleri bombaladı! Tamamı yok oldu
Güncel1 saat önce

TSK’dan SİHA açıklaması

TSK’dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar hiçbir sivil, masum vatandaşımıza yönelik zarar verecek uygulama içinde...

Dağ filminde adı geçen köyü PKK'lılar işgal etti Dağ filminde adı geçen köyü PKK'lılar işgal etti
Güncel2 saat önce

Dağ filminde adı geçen köyü PKK’lılar işgal etti

Irak’ta Selahattin ilinin Tuzhurmatu İlçesi’ne bağlı Türkmen Çardaklı Köyü’nün, terör örgütü PKK tarafından işgal edildiği iddia edildi. Dağ II filminde...

TIR'larla 4 günde taşınabildi! TIR'larla 4 günde taşınabildi!
Güncel2 saat önce

TIR’larla 4 günde taşınabildi!

Her biri 64 metre uzunluğunda olan pervaneleri taşıyan TIR’ların geçişi sırasında bazı yollar trafiğe kapatıldı. Gaziantep’in Nurdağı İlçesi’nde kurulacak RES’teki...

Bunlar Çok Okundu