İletişim

Türkiye

Yeni dönem, Erdoğan, adalar, Kerkük, FETÖ

Ekleme Tarihi:

-


Yeni dönem, Erdoğan, adalar, Kerkük, FETÖ

Ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dışarıdan dayatmayla değil halkın verdiği kararla AK Parti Genel Başkanı oldu. Onun dünyaya hitap eden lider olduğunda şüphe yok.
Türkiye’yi bütün yönleriyle olmasa da önemli oranda “millet” yönetiyor. 1923’den itibaren gerçek “halk yönetimi” olsaydı şimdiye ülkece dünya lideriydik. Donald isimli ABD Başkanı’nın, bizim Cumhurbaşkanımızı nasıl karşıladığını değil; bizim “yerli ve milli” Cumhurbaşkanımızın kimi nasıl karşılıyor olduğunu konuşurduk.

Yeni dönemde neler değişecek?

MKYK, vekiller, belediye başkanları, teşkilatlar, bakanlar…? Hangilerinde değişiklik olacak ve bu değişiklik neler getirecek. “Değişim ve yenilenme” halk tabanında “kesinlikle” bekleniyor.

MKYK’nın yenilenmesi bir şeyi değiştirmez. Vekiller 2019 veya olası “daha erken seçim” olmadan değişmez. Belediye Başkanları topyekûn silme şekilde alınmaz. Bakanlıklarda yer değiştirmeler yahut rötuşlar olabilir. Yenilenirse teşkilatlar yenilenir, o vakit 2019 seçimleri odaklı değişim yaşanır.

“Peki, kardeş; o değişmez, bu değişmez, ne oluyor yahu?” diyecek olursanız konuyu hafif açalım.

Esas değişim FETÖ’nün “üst kadrolardan” temizlenmesi ile yaşanacak. Daha çok “içeriden” değil “dışarıdan” değişim olacak. “Sızıntılar” devam ederse AK Parti, ANAP’tan beter olur! “Kavurmacı vakası” bile deprem etkisi yaptı, varın gerisini siz düşünün.

FETÖ ve PKK yüzünden “uluslararası esaret” alanlarımızı açamadık!

“Ege Adaları” mevzusu anlık gündem değil, Yunanistan tutuştu; burnumuzun dibindeki adaları en doğal hakkımız olarak istiyoruz.

“Musul ve Kerkük” doğal sınırlarımız, bizden masa başında “cetvelle” ayrılan yerler. Birileri; “Bu konular da çok sıktı canıııım” diyebilir. “Sıkı can” iyidir, bir şey olmaz. Bunlar milli mevzularımız, canı sıkılan gitsin yakar top oynasın!

“Boğazlardan geçiş” muhakkak ücretli olmak zorunda! Düşünün, İstanbul’dan aracınızla geçmeye çalıştığınızda en az 50-100 lira ödüyorsunuz. Bildiğiniz otomobil geçişi! Ama milyar dolarlık ürünler taşıyan, hatta “tehlikeli madde” yüklü koca gemiler boğazdan “bedava” geçiyor. Buralardan alınacak vergiler ekonomimizi ciddi rahatlatır.

“İttihat ve Terakki” zihniyetinin 100 yıl evvel imzaladığı antlaşmalar elimizi bağlamak zorunda değil; madem Türkiye yeni, madem dünya küreselleşti, o halde antlaşmalar bir şekilde yenilenmek zorunda! Ya kavgayla ya masayla; işe bir yerden girmek elzem.

“Ayasofya”yı da unutmadık. Camimiz yeniden açılacak. Ya devlet başa ya kuzgun leşe!

610 TL’YE SİDİKLİ PANTOLON!

Bir kot pantolon ve fiyatı 610 TL! Nee, anlamadım, 61 TL mi? Yok kardeş 610, hatta yazıyla altı tane yüz, on tane bir, yani altı yüz on! Ne var bunda, 610 TL’ye elbiseler va? İyi de kardeş bu pantolon yırtık, ezik, sünük! Bir tek pantolona afedersiniz (İngilizler için excuse me please) işenmediği kalmış, onu da yapmış olabilirler şimdi emin olamadım birden! Niye İngilizlere hitap ettik? Yazının yukarıdaki bölümünü hararetle okuyacakları için bir kelime yazalım da yabancılık çekmesinler dedik!

Rahmetli Hasan Karakaya ağabeyin A. Hakan Coşkun ile ilgili “sidik” eksenli yazısıyla bu yazının tabii ki alakası yok. Karıştırmayın mevzuyu kardeş. Pantolondan bahsediyoruz beyler! Demek modernizm dedikleri şey sidikli pantolonu 610 TL’ye almakmış. Yıllardır nerede modernizm, nerede devlet, nerede bu çağdaşlık diyorduk; 610 TL’ye alınıyormuş meğer!

Hacı Yakışıklı