SON DAKİKA

Ankara teyakkuzda: Türkiye’ye tuzak!

Bu haber 12 Ağustos 2017 - 15:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ankara teyakkuzda: Türkiye’ye tuzak!

ABD’nin terör örgütü PYD ile hazırladığı “İdlib” tezgahı tansiyonu yükseltti.

İdlip’teki El Nusra varlığını bahane ederek “operasyon” sinyalleri veren ABD, hamiliğini yaptığı PYD’ye silah desteğini sürdürüyor. Rakka’da DEAŞ’la mücadele maskesiyle gönderilen rekor sayıdaki silahların önemli bölümü, PYD’nin kontrolündeki Afrin’e sevk edildi. ABD ve PYD’nin hedefi, İdlib’i Suriye’nin Kuzeyi’nde oluşturulması planlanan terör koridoruna dahil etmek.

Milliyet Yazarı Serpil Çevikcan ve SETA’dan Can Avun, İdlib ve Afrin operasyonlarında son durumu şöyle özetliyor;

ANKARA’DA TEYAKKUZ

Cilvegözü Sınır Kapısı, sadece İdlib açısından değil, PYD’nin kanton ilan ettiği Afrin’e sağlanan geçişler açısından da kritik önemde. Bu açıdan bakıldığında Türkiye, geçici bir önlem gibi görünen Cilvegözü Sınır Kapısı’nı insani yardım dışında bütün faaliyetlere kapatarak bir taşla birçok kuş vurmaya çalışıyor.

Saha, sıcak gelişmelere gebe. Bunu ABD’nin İdlib’e El Nusra hakimiyeti gerekçesiyle askeri müdahalesinden Türkiye’nin atmak zorunda bırakılacağı adımlara kadar geniş bir yelpazede değerlendirebiliriz.

Sahadaki durumu şöyle özetleyebiliriz.

Türkiye’nin Rusya ile birlikte askeri üs ve çatışmasızlık bölgesi oluşturmak için çalıştığı İdlib’de El Nusra, diğer yapı ve gruplara üstünlük sağlamış durumda.Hem Türkiye hem Rusya bu tablodan rahatsız.

ABD ise rahatsızlığını müdahaleye kadar taşıyabilecek ölçüde sert. PYD-YPG, çok uzun bir zamandır, Kobani ve Cizire kantonlarını, Afrin’e bağlayacak kalıcı koridor kurmak için çalışıyor. Bu nedenle İdlib, PYD açısından da önemli.

Türkiye, Afrin’deki radikal unsurların taciz atışlarıyla oluşturduğu tehditten ve Kürt koridoru hedefinden dolayı teyakkuzda. Rakka operasyonu bahanesiyle ABD’nin ağır silahlarla donattığı PYD-YPG, bir yandan Türkiye’nin olası bir operasyonunu engellemek, diğer yandan ABD’nin İdlib’e olası bir müdahalesi halinde hakimiyet alanını genişletmek için çalışıyor.

Türkiye, ABD’nin PYD-YPG konusunda verdiği sözlere karşı temkinli. Menbiç için verilen, “PYD burayı terk edecek” sözünün, PYD’nin hakimiyetindeki Suriye Demokratik Güçleri kurularak nasıl yerine getirilmediği canlı bir örnek.

Türkiye, İdlib’e yönelik olası ABD müdahalesini, hem Suriye rejimine yönelik bir hamle olarak görüyor hem de PYD’nin Kürt koridoru hedefini tamamlaması için atılmış bir adım.
Türkiye; kendi güvenliğini korumak ve kuzey Suriye’de devletleşme hamlelerini önlemek, Rusya; rejim güçlerini olabildiğince çok bölgede güçlü ve hakim kılmak, ABD; stratejik gördüğü noktaları PYD eliyle kontrol etmek amaçlarını sürdürüyor. Bu tabloya, Rusya’nın PYD-YPG’yi işlevsel olarak kullanmaya yönelik adımlarını da eklemek gerekiyor. Bütünüyle ABD kontrolüne girmesini istemeyen Rusya’nın Astana görüşmelerine PYD’yi de ekleme arzusunun temelinde de bu bakış açısı var.

AFRİN VE İDLİB HESAPLARI

Bütün bu denklem içerisinde Türkiye, Afrin ve İdlib planlarını boşa düşürmek istiyor.

ABD’nin El Kaide bahanesiyle İdlib’e operasyon yaparak PYD’yi bölgeye yerleştirmesi ve Kürt koridorunu tamamlamaya imkân tanıması, ilerleyen dönemde Türkiye’nin elini çok zora sokacak. Fırat Kalkanı ile elde edilen bölgelerden TSK ve ÖSO’nun çıkmaya zorlanmasına kadar ilerleyebilecek gelişmeler söz konusu olabilecek.

Cilvegözü’nde alınan önlem, bu denklemi bozarak birden fazla sonuç almaya yönelik bir hamle. Askerin ilk olarak 2014’te kapatılmasını istediği sınır kapısının kapatılması, hem PYD’nin hakim olduğu diğer bölgelerden kopuk Afrin’e insani yardım bahanesiyle lojistik destek taşınmasını hem de El Kaide unsurlarının olası bir operasyonda Türkiye sınırına dayanmasını engellemeye dönük bir adım.

Afrin’e ulaşacak yardımların kesilmesinin PYD’yi zora sokacağına kuşku yok.
Bu durumda, İdlib’e sarkma hevesi de törpülenebilecek.

İDLİB TUZAĞI

ABD tam da Rakka operasyonunun bittiği yani Türkiye’nin PKK’nın Suriye örgütlenmesi olan PYD-YPG’ye yönelik kapsamlı bir operasyon yapabilmesi adına konjonktürün oluşmaya başladığı bir dönemde Türkiye’ye İdlib üzerinden yeni bir gündem dayatıyor. İdlib’de El-Kaide varlığı ikincil örgütler üzerinden abartılarak kamuoyu oluşturulup Türkiye’ye daha önce sözde DEAŞ’a destek iddiaları üzerinden dayattıkları siyasete benzer şekilde manipülasyon yapılmaya çalışılıyor. PYD-YPG açık bir şekilde PKK’nın Suriye örgütlenmesi olduğu ve bunu ortaya koyan yüzlerce fiili delil bulunmasına rağmen inkar çabasında olan ABD, kendisi için küçük de olsa tehdit gördüğü İdlib’deki El-Kaide ile geçmişte ilişki içinde olan grupları Türkiye’ye hedef olarak dayatıyor.

Türkiye kendisine yönelmiş siyasi manipülasyonun farkındalığı ile hareket ederek İdlib’de HTŞ’ye yönelik askeri bir hamle içerisine girmektense, bölgedeki HTŞ dışındaki muhaliflere olan desteğini devam ettirerek aynı zamanda İdlib ve müzahir bölgelerde idarenin sivilleşmesini desteklemeli, üyeleri seçimlerle belirlenen yerel konseylerin güçlenmesi için çaba sarf etmeli. Türkiye kendisine gündem dayatılmasına izin vermeyerek Rakka operasyonunun bitmesinin ardından artık beka tehdidi haline gelmiş PYD-YPG’ye odaklanmalı ve sonuç alıcı hamleler yapmalı.