İletişim

Tarih

Bir annenin en zor anı

Ekleme Tarihi:

-


Bir annenin en zor anı

Sahip olduğumuz nimetlerin kıymetini kaybedince anlarız. Sağlığımız en büyük nimettir. Efendimiz s.a.v “Hastalıktan önce sağlığın kıymetini bilin” buyurmuş. Herkesin her nefeste ani olarak hastalanması mümkündür. Hastalık dünya hayatından ahirete bir dönüş yolculuğu olabilir. Müslüman temkinli olmalı. Evinden işine işinden evine dönerken inanç değerleriyle irtibatını sağlamlaştırmalı.

Hastaneler çoğaldı, hasta sayısı da arttı. Düşüp dizini yaralayandan, trafik canavarına takılana, anne karnındaki bebekten, piri fani durumundaki ihtiyara, koca dayağıyla gözü moraran kadına varıncaya kadar herkes şifa arıyor. Doktorlar, hemşireler hastanın müşkilini gidermek, derdine derman olmak için çalışır. Tıbbi cihazlar, aç karnına tahlil yapma, kan verme, film, sonuç, ilaç v.s

İnsan hastanede iyileşilsin, dönülüp gelinsin, hayat hep böyle devam etsin ister. Hastalık sebebi, tedavi süreci, hastanedeki hizmet, ilaç ve doktor tavsiyelerinden bahsedilir. Ama “Ölüm ve ötesine” ait laflardan kaçınılır. Herkesin her nefeste ani olarak ölmesi mümkündür. Çünkü ölüm bir haberci göndermeden ani olarak çıkageliyor. “Ölüm ve ötesine” hazır olamama duygusu ölümü düşünmeyi erteletiyor. Halk arasında “YOĞUN BAKIM” , “Ölüme doğru gidiş” gibi algılanır.

Doktorlar, hasta son nefesini verinceye kadar uğraşırlar. Onların görevi odur. Günümüzde ölümlerin büyük oranı hastanede yoğun bakımda gerçekleşmektedir. Tıbben her şey yapılmıştır. Ama eksik kalan çok önemli bir görev vardır.