İletişim

Manset

Yahudi profesörden çarpıcı iddia

Ekleme Tarihi:

-


Yahudi profesörden çarpıcı iddia! ‘İnsanlığı küçük bir elit grup idare edecek’

Bloomberg HT televizyonunda yayınlanan röportajında konuşan iş adamı Cüneyt Zapsu, Davos’ta katıldığı bir Yahudi profesörün oturumuna ilişkin çarpıcı bilgiler verdi.

Zapsu, Davos’ta Yuval Noah Hariri isimli Yahudi bir profesörün oturumundan aldığı çarpıcı notları paylaştı. Zapsu programda şunları söyledi; ‘Yeni Dünya Düzeni’nin küçük bir elit grup tarafından yönetileceğini, bağımsız düşünebilen insan soyunun yok olacağının altını çiziyor. “Biyo-kimyasal, biyo-metrik sensörlerle” insanların ne düşüneceği, ne hissedeceği ölçülüp kaydediliyor diyor. Özetle yenidünya düzeninde insan, “düşünmeyen, hissetmeyen” fakat öyle olduğunu zanneden bir hale gelecek diyor.

ŞU ANDA YAŞADIĞIMIZ SON NORMAL İNSAN JENERASYONU

(…)Profesör Harari’nin bir oturumuna girdim dün. O oturum hakkında bazı notlar aldım. O notlar şu yüzden. Bugüne kadar, çok değil 15-20 sene sonra, sizler kesin yaşarsınız, belki bizler de yaşarız. İnsanların bambaşka bir cins haline gelme durumu var. Yani şu anda yaşadığımız, son normal insan jenerasyonu.

(…)Çok değil 15-20 sene dedim. Nasıl ki Taş devrinden birçok değişik cinsten sonra bizim cinsimiz yani Homo Sapiens yaşayabildi. Bundan sonra da, bizden sonraki jenerasyonda, insanların bağımsız olarak yaşayamayacakları kanaati çıktı ortaya. Küçük bir elit grup idare edecek insanlığı. Sadece memleketleri değil. Yani bağımsız düşüncelerini kaybetmiş bir insanlıktan bahsediyoruz.

Tarihe baktığınızda imparatorluklar hep toprakla ölçülmüşler. Osmanlı imparatorluğu şöyle, bilmem ne imparatorluğu böyle… Sonra 200 sene evvel ilk sanayi devrimi, makineler, makinelerin sahibi, teknolojinin sahibi insanları yönetmiş ve ilk başta toprak sahipleri aristokratlar, bir de avamlar. Sonradan kapitalistler proleterler. Şimdi ise yeni devrim, yeni çağda ve bu çok çabuk ilerliyor, datanın sahibi, verilerin sahibi çok çok küçük bir elit grubun olma tehlikesi var. Diğerleri de idare edilenler.

BEYNİMİZ HEKLENMEYE BAŞLANDI

(…) Bizler hala korkuyoruz, işte telefonumuz heklendi, bilgisayarımız heklendi. Artık o geride kalmış bir olay. Verilerimiz heklenmekle kalmıyor. Yavaş yavaş beynimiz heklenmeye başlandı. Başlandı bile. Şöyle ki beyin dalgaları bir takım biyometrik sensörlerle ölçülmeye başlandı. Ve bunlar elektrik akımlarına çevrilerek, veriler alınıp analiz edilmeye başlandı. Sizin kendinizin ne düşüneceğiniz, birini gördüğünüz an hemen görüyor. Ne düşündüğünüz, ne düşüneceğinizi, nasıl reaksiyon verebileceğinizi anlamaya başladılar. Yani biyo-kimyasal sensörler var artık. Ve şundan da kurtulmak yok yani. Kurtulamazsınız. Ben bu telefonu kullanmayacağım. Sen kullanmıyorsan yanındaki kullanıyor. Yani kurtulmanın imkânı yok. Yani kurtulamazsınız da. En basit bir misal vereceğim. Sağlık… Şimdi şu aletleri takıyoruz, ben de takıyorum, kalbinizi ölçüyor bilmem ne… Neye bağlı? Samsung. Veya başka bir telefon. Ama onlar bunları her bir yerde saklıyor. Veriler ışık hızıyla gidiyor ve istedikleri kadar kopyalanabiliyor, istediğiniz yerde.

(…) Türkiye’nin eksiği PR’dır. Pazarlamadır. Ne bizim iş adamlarımız, kusura bakmayın her şeyi hükümetten şundan bundan beklememek lazım. Bizim iş adamlarımızı gördünüz mü neredeler? Yani ben şurada Türk bayrağı taşıyorum, bilhassa, inadına, birileri bir Türk görsünler diye. Yani Türk dediğiniz zaman şu anda ne düşünüldüğünü biliyorsunuz. Ama iş adamlarımız da buraya gelip, kendilerini gösterip, herhangi bir oturumda bir Türk iş adamı görmek mümkün değil.

BUNDAN SONRA BİZİM ÇOCUKLARIMIZ BAĞIMSIZ OLMAYACAK

Biraz evvel bahsettiğim şeyi izin verirsen bitireyim çünkü çok enteresan bir konu. Mesela şimdiye kadar dört milyar sene diyorlar, insanlık var. Dört milyar senede belli bir tabiî kanunlarla, Allah’ın kanunlarıyla gelişmişiz. Şimdi de tabiî Allah’ın kanunları ama tabii-doğal olmayacak. Bundan sonra artık bu biyo-teknolojinin sahipleri bizi yönlendirecekler. Yani ne yiyeceksin, ne içeceksin, ne düşüneceksin. Bu arada Prof. Harari kendisi Kudüs’te Hebrew üniversitesinde. Buna rağmen enteresan bir konu daha söyledi. Dedi ki şu anda, konuştuğumuz anda İsrail Hükümeti Batı Şeria’da her canlıyı, yani sadece insan da değil, hepsini, dünya tarihinde görülmedik bir şekilde 24 saat 365 gün kontrol altına alıyor. Görülmemiş bir şeye soktu. Ve bunu İsrail’in dışında da, bu işin ne kadar önemli olduğunu anlayıp bir kontrol bir regülasyonu haline getiren bir tek Çin var. “Batı”, daha ileri teknoloji olan devletlerde ise hala daha insan hakları, şu, bu… İnsan Hakları filan deyip devletler karışmıyor ama şirketlere kimse bakmıyor, hiçbir regülasyon yok. Çözüm: Bilmiyoruz. Ama regüle edilmesi lazım. En güzel regülasyon da açık, yani ne yapılacağı, kimin nasıl regüle edilebileceği… Son bir şey daha söyleyeyim bu konuda. Benim kızlarımdan biri ikinci master’ını yaptı bu konularla ilgili. Aylar önce bir şey söylemişti. “Baba şu anda yaşadığımız jenerasyon son bağımsız düşünen insan jenerasyonu olacak. Bundan sonra bizim çocuklarımız bağımsız olmayacak. Onları bu yeni gelen insan çağına yetiştirmemiz lazım. Dini telkinler vermemiz lazım.” Ben bunları dinledikten sonra tabii uyandım. Bunu da herkese anlatmak istedim.